prostatit

Prostatit terimi, genelde prostatın iltahabı anlamına gelmesine rağmen bir sendrom olarak algılanmalıdır.

Ürogenital yakınmalarla (idrar yaparken yanma, batma, sık idrar çıkma, gece idrar kalkma, zorlanarak idrar yapma, bel ağrısı, apış arasında ağrı ve yorgunluk vs.) başvuran hastaların % 25 ine prostatit tanısı konmakta ve erkeklerin % 50 si yaşamlarının herhangi bir döneminde prostatit nedeniyle incelenmektedir.

Halbuki hastalığa neden olan mikroorganizma ancak % 10 – 15 vakada saptanabilmektedir. En sık rastlanan ajan; Echerchia coli (koli basili ) ve Pseudomonas Aurogenosa’dır.

Kabaca birkaç tip prostatit vardır.
1- Akut bakteriyel prostatit
2- Kronik bakteriyel prostatit
3- Nonbakteriyel prostatit
3-a) Enflamasyonlu Nonbakteriyel prostatit
3-b) Enflamasyonsuz Nonbakteriyel prostatit
4- Asemptomatik prostat enflamasyonu

AKUT PROSTATİT

Akut prostatit prostat bezinin enfeksiyonudur.
50 yaştan küçük erkeklerde daha sık görülür.
Bir bakteri ile meydana gelebileceği gibi, bazen bu infeksiyondan mikroplar sorumlu olmayabilir.
Hastalarda; ani başlayan orta veya şiddetli ateş, titreme, bel ağrısı, perineal ağrı, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar yaparken yanma gibi sistism şikayetleri ve halsizlik vardır. Üretradan akıntı görülebilir. Hastaların çoğu idrar yapma zorluğu çekerler. Kas ve eklem ağrıları da sıktır.

Tanı: Basit idrar tetkiklerinde piyüri (bol lökosit), hematüri (kan hücreleri ) ve bakteriüri (mikrop) görülmesiyle ön tanı konur. Kesin tanı ise;
PROSTAT SIVISININ İNCELENEMESİ VB3 (3 kap testi) TESTİ ile konur.
Hasta 1. kaba ilk olarak 10 ml kadar idrar ( VB1 ) yapar, 2. kaba orta akım idrarı ( VB2 ) toplanır, daha sonra ürolog hastanın prostatını parmakla (dijital rektal) muayene eder ve prostat masajı yapılır ve elde edilen akıntı (sekresyon) (EPS) 3 numaralı lamda toplanır ve 4. kaba masaj sonrası idrar konur.
Kaplar beyaz küre (lökosit) ve bakteri açısından incelenir. Hangisinde varsa;
VB1: ön idrar yolu iltahapları (anteriör üretrit)
VB 1-2-3 :Sistit veya üst üriner sistem infeksiyonları
EPS ve veya VB3: prostat kaynaklı infeksiyon vardır.
Tuşe rektalde (TR) prostat ödemli sıcak ve ağrılıdır.
Ultrasonografide; prostat bezi ödemli ve enfekte görülür.

Hastaların hastaneye yatırılmaları gerekir. Serum ve antibiyotik tedavisi başlanır. Ayrıca mesane gevşeticileri, ağrı kesici ve antienflamatuar tedavi yapılır. Hastalara kabızlığın önlenmesi, bol sıvı alımı ve istirahat önerilir.

Hastanın ateşi düşüp şikayetleri geçtikten sonra bile oral antibiyotik tedavisine 30 gün süreyle devam edilmelidir.

Akut prostatitler iyi tedavi edilemezlerse; prostat absesi gelişebilir. Her ne kadar kronik prostatit hastalarında akut prostatit öyküsü pek sık olmasa da kronikleşebilir.

PROSTAT APSESİ

Sıklıkla akut bakteriyel prostatitin komplikasyonudur. Şeker hastalığı (diabetes mellitus) (DM ) zemininde daha sık görülür.

Yüksek ateş, sistism, hematüri, üretral akıntı ve perineal ağrı en sık görülebilen şikayetlerdir.

TR de: prostatta fluktuasyon alanları vardır.

Tanı: trans rektal ultrasonografi (TRUS) ve bilgisayarlı tomografi (CT ) ile rahatlıkla konulabilir.

Tedavi: Uzun süreli Antibioterapi + apsenin boşaltılması (Direnaj)

KRONİK PROSTATİT

Kronik prostatitli hastalarda ağrı, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar yaparken yanma gibi belirtiler vardır. Ateş genelde olmaz. Tuşe rektal (parmakla prostat mueyenesi ) sonrasında prostatik sıvıda bol miktarda lökosit saptanır. Orta idrardan yapılan kültür temiz çıkarken, prostatik masajla alınan sıvının kültürü veya masaj sonrası alınan idrarın kültüründe üreme olması ve ultrasonografi ile prostatın görüntülenmesi ile tanı konulur Kronik prostatitin tedavisi oldukça problemlidir. Üriner enfeksiyonlarda etkili olan ilaçlar kronik prostatitte etkili olmayabilmektedir. Trimetoprim-sulfometoksazol ile 4-16 haftalık tedavi, %30-40 oranında kür sağlamaktadır. Kültürleri pozitif olmaya devam eden hastalar için 6-8 aylık baskılayıcı antibiyotik tedavileri gerekebilir. Ancak antibiyotikler kesildikten sonra tekrarlama olabilmektedir. Enfeksiyon böbreklere, testis ve epididim gibi genital organlara yayılabilir. Erkek kısırlığına bile neden olabilir.

NONBAKTERİYEL PROSTATİT

En yaygın prostatit sendromudur. Prostatın bilinmeyen bir nedenle enflamasyonudur. Aynı kronik prostattaki gibi ağrı, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar yaparken yanma gibi belirtiler vardır. Bu hastaların kültürleri negatiftir ve üriner sistem enfeksiyonları yoktur. Bu tip hastalarda en sık rastlanan etken Chlamidya Trachomatis’tir. Genellikle anksiyete – depresyon gibi psikolojik duygusal birlikte görülür 2-4 hafta süreyle doksisiklin veya eritromisinle tedavi yararlı olabilir. Şikayetlerin düzelmesinde antienflamatuar ajanlar ve antikolinerjikler faydalı olabilir.

PROSTATODİNİ (ASEMPTOMATİK PROSTAT ENFLAMASYONU)
Çok az idrar yakınmaları ve pelvik ağrı, ASEMPTOMATİK PROSTAT ENFLAMASYONU için karakteristiktir. Hastalar genellikle 20-45 yaşlarındadır. Prostatik sekresyonda enflamasyon hücreleri yoktur ve enfeksiyon saptanmaz. Nedeni; işeme esnasında mesane boynu ve sfinkterin gevşemesini önleyen bir fonksiyonel bozukluk olabilir. Psikolojik problemler sıklıkla görülür.

Antibiyotikler etkili değildir. Alfa adrenerjik blokerler işemeyi kolaylaştırırlar. Diazepam ve kas gevşeticiler faydalı olabilir.